Doğada İçilebilir Su Bulma Yolları

 

Doğa yürüyüşleri sırasında yeterince su içmeye özen göstermeliyiz. Vücudumuzun susuz kalması baş ağrısı, baş dönmesi ve yorgunluğa neden olur.

Doğa yürüyüşü esnasında, susamış olmasak bile, vücutta tükenen suyun yerine koyulması için her 30-45 dakikada 1 bardak (ortalama 250 ml) su içilmelidir. Çünkü susama hali vücudun kaybettiği suyun tekrar yerine koyulmadığı ve gerekenden fazla su kaybının yaşandığını gösterir. Susadıkça suya başvurmak her seferinde daha fazla su içilmesine neden olacaktır. Ayrıca, su içme aralığının geniş olması vücudun dışarıdan alıp kullanması gereken suyu metabolik sudan karşılayacağı ve vücuttaki bu depoların boşalmasına neden olacağı için bizi daha da bitkin hale getirecektir.

Özellikle doğa yürüyüşünde, hava ısısına bağlı olarak terleme ile su kaybedilir. Su kaynağının bol olduğu yerlerde, öncelikle başı, ardından ense, kol ve bacakları da ıslatmak etkili bir serinleme sağlayacaktır. Çünkü, su tüketiminin büyük bölümü organizmayı soğutmak için harcandığından, vücudun ara sıra ıslatılması su içme ihtiyacını görece biraz azaltacaktır.

Peki bir yürüyüş sırasında suyumuz tükendiyse, doğadaki su kaynaklarına ne kadar güvenebiliriz?

su-kaynagi-susuzlukDoğada içilebilir su kaynağı ararken dikkat etmemiz gereken bazı hususları aşağıda sıraladık:

  • Akan su (nehir, çay suları) genellikle durgun sudan daha içilebilirdir.
  • Kaynaktan çıkan su toprak üzerindeki sudan (akan su veya durgun su) daha iyidir.
  • Yollara yakın suları içmeyin. Araba motorları son derece zehirli toksik maddeler kusar ve bunlar suları da zehirler.
  • Maden, endüstri alanı, fabrika, şehir, kasaba veya insan yerleşimi olan yerlerden geçerek akan sulardan içmeyin.
  • Tarım alanlarından geçen sulardan içmeyin. Bu sular yapay gübre artığı, hayvan dışkısı ve zirai ilaçlar içerebilir.
  • Bataklık sularını kesinlikle tüketmeyin.
  • Rengi değişik ve solgun görünen sulardan uzak durun.
  • İçinde yosun olan sulardan içmeyin.
  • İçilebilir su temiz ve berrak olmalıdır.

Doğada içilebilir su bulabileceğimiz kaynaklar:

  • Sabahları güneş doğmadan çimenler üzerinde biriken çiğ damlaları ince bir bezle toplanarak ve yeterince ıslanan bez sıkılarak içilecek su temin edilebilir.
  • Kurumuş görünen dere yataklarının zemininde, kum altında su olabilir. Dere yatağının bir engel veya bir kaya ile karşılaştığı bölümünün ön tarafı kazılarak su bulunabilir.
  • Kurumuş dere yataklarının tam tersine arazi çok ıslak ve bulunduğumuz yer bataklık olabilir. Suyun az ötesine kazacağımız çukura dolan su başlangıçta bulanık olacak ancak beklenildiğinde su berraklaşacaktır.
  • Deniz kıyısında ise, denizden karaya doğru en az 100 m. ileride kumu kazdığınızda az tuzlu ama içilebilecek suyu bulabiliriz.

Ayrıca, kışın su ihtiyacı ile karşılaştığımızda sıklıkla yapılan bir hata da kar suyu içmektir. Soğukta susuzluk ihtiyacı daha az hissedilir, bu nedenle suyun düzenli tüketimi daha da önemli bir hale gelmektedir. Kışın, su ihtiyacımızı karşılamak için asla kar suyu içmemeliyiz. Sadece kuruluğumuzu giderecek kadar yudumlamak yeterli olacaktır.Bunun iki sebebi vardır; öncelikle kar suyu saf suya çok yakın olduğu için, sıvı bir sünger gibi vücudumuzdan mineral çekmektedir. Kar suyunu kaynatmanız da bir çözüm olmayacaktır.  Diğer bir sebep hava kirliliği nedeniyle kar tanelerinin  zararlı maddeler içerme riskidir.